Tiyatro Dergi Yazıları

Cahide İzmir Devlet Tiyatrosu

6 Dakika okumak

TİYATRODA VE BEYAZ PERDEDE İYİ BİR SANATÇI:

CAHİDE SONKU

“Cahide-Bir Düş Gibi” oyunu İzmir Devlet Tiyatrosu sahnesinde izleyici ile buluşuyor. Tek kişilik ama tiyatro sanatı gereği çok kişilik oyun çalışma ve emekler sonucu izlenmeye hazır. İzmir’de deprem korkusunun biraz hafiflediği, korona korkusunun devam ettiği günlerde kahraman seyircilerimiz ile oyunu izliyoruz…

Cahide’ yi oynayan sevgili Güldeniz Türküstün Eltepe’yi “Tiyatro Tadında” adı ile yaptığım programa geldiğinde yakından tanıma fırsatı buldum. O zaman Güldeniz’e “Tiyatro ve oyunculukla ilgili bildiğin tüm bilgileri iki saatte üzerime boca etmek zorunda mıydın?” diye gerçek mi şaka mı olduğu tam anlaşılamayan cümlelerimi söylerken aslında onun coşkusundan, samimiyetinden, bilgilerini paylaşma isteğinden de vurgu yapıyor olmalıydım. Bu düşüncelerimin sağlamasını Cahide oyununu izlerken de yaptım zaten.. Rolüne dört elle sarılmak deyimi bir kez daha kendini hatırlatıyordu.

Şimdi iade-i ziyaret zamanı… Güldeniz Karşıyaka’ya gelmiş deprem korona düşünmeden bir saat oyun izlemek istiyorum.

Cahide Sonku…Önce önyargılar, sıradan konuşmalar ve yüzeysel bakış açıları zamanı…Cahide güzel sarışın… Kimseye yüz vermeyen esrarlı kadın… Beyazperdenin yıldızı… Erkekler onu paraya boğmak, kadınlar onun hakkında konuşmak için vakit kayıp etmiyorlar ama alıştığı alkol ve çarçur edilen zenginlik beklenen sona doğru yaklaştırıyor onu…İşyeri yandıktan sonra alkol ve sefillik dolu yaşamı altmışlı yaşların başında sona eriyor.

Şimdi Cahide’yi bu beş ezbere cümleden çıkarıp ona biraz daha yakından bakalım…Çocuk Cahide, babası evi bırakıp gittiğinde yaşamı boyunca babasına sormak istediği sorularla, annesi ise kederi ile kalır. Çocuklukta yaşananların insan üzerindeki etkisini bilenlerin bu cümleden itibaren Cahide’ye farklı yaklaşacaklarını tahmin etmek güç değil. Cahide ve annesi geçinmek zorundadır. Cahide çocukluk ve genç kızlık arasındaki yaşlarda çalışmaya başlar…Bakış açımızı farklılaştıracak bir durum daha…

Cahide halkevinde tiyatroya başlar, hem çalışabilme hem okuyabilme olanağını yakalayacağı Şehir Tiyatrolarına girmesi ile de tiyatro sanatı yaşamında ağırlık kazanır.

Ve Cahide tiyatro ile tanışır.
Cahide tiyatroyu sever.
Cahide iyi bir tiyatro oyuncusu olur. Cahide iyi bir sinema oyuncusu olur. Sinema yönetmeni olur.
Yapımcı olur.
Cahide sanatı sever, başarılı olur.

Özel yaşantısını merak eden kişiler ise bir türlü doğru kullanmayı beceremediğimiz telefonlardan bilgi bombardımanı dünyasında ulaşarak rahatça aşklarını, altınlarını, pırlantalarını, anlaştıkları ve anlaşamadıkları kişilere dair doğru yanlış pek çok haber bulabilirler.

Bazen diyorum ki Sophocles’in Antigone’sini okurken Sophocles’in kime aşık olduğu ve köyde mi köşkte mi yaşadığını hiç merak etmemiştim. Ortada önemli ve değerli bir eser vardı ona yoğunlaşmıştım. Şimdi neden “eser” bakış açısından çıkayım ki…

Benim ilgimi çekmesi gereken Cahide Sonku’nun güçlü sanat dalları olan tiyatro ve sinema dallarında başarılı olmasıdır. Çünkü bu sanat dalları ortak çabaların sonucu ve ürünü olduğu için bir çok kuralları vardır. Programlı olmak, çalışkan olmak, bir arada çalışabilmeyi becerebilmek, gözlemci olmak, kendinden duygu ve düşünceler katmak ve niceleri…Cahide Sonku’yu bu yönüyle araştırmak Sonku’ya karşı görevimiz.

“Cahide Bir Düş Gibi” Yazan: Gökhan Eraslan Yöneten: Ebru Nil Aydın

Oyunu izlemek üzere yerlerimizi aldık. Lütfen Cahide bize güzel bir tiyatro gecesi yaşat…Dışarda korona içerde deprem korkusu ama biz yine de sana geldik. Sen iyi bir tiyatro oyuncususun, empati duygun yüksektir kendini bizim yerimize koy ve bizi üzme, ağlatma… Perişan son günlerinden değil tiyatro oyunlarından bölümler paylaş, sinemadan tiyatrodan konuş, şarkılar söyle… Tamam mı Cahide…

Cahide sesimize kulak verdi…Yaşamının ilk yıllarından beri yaşadığı önemli olayları, sanatını, düzene girmeyen özel yaşamını, tiyatro oyunlarından parçaları, şarkıları paylaştı bizimle Cahide…

Burada Cahide’yi başarı ile canlandıran Güldeniz Türküstün Eltepe için şu cümleyi kurabilirim. Kostümsüz,
makyajsız, gençliği geride kalmış bir Cahide’den güzel kadın, yetenekli oyuncu, zengin ve çevresinden çok kendine dönük Cahide’yi canlandırmayı başardı. Onunla bu yolculukta birlikte yürüyen sahne arkasındaki tüm emekçileri de kutlarım.

Birinde kağıtlar diğerinde sahne giyisilerinden kalanların bulunduğu iki valiz ve bir yatak.. Bir oda… Ama oda duvarlarına yansıtılan görüntülerle tek kişilik oyunda çok kişi tanıdık… Babası, annesi, onu tiyatro ve sinema ile tanıştıran Muhsin Ertuğrul, ilk eşi oyuncu Talat Artemel, tütün milyoneri ikinci eşi İhsan Doruk, kızı Ender, son eşi Cahit Irgat.. Filmler, şarkılar, konuşmalar, iş yerinin yangını… Aklının karışıp yaşamındaki herkesin sıralı sırasız yerli yersiz gözünün önünden geçtiği, sahnelerin duvarına yansıdığı an…

Tiyatro güçlü bir sanat, her iyi oyunla daha da güçleniyor. Tiyatronun etkisi nedeniyle iyi bir oyuna giren düşünmüş, pek çok duyguyu paylaşmış ve istenilen o ki iyi yönde bir miktar değişmiş çıkar. Tiyatroyu seviyoruz.

Özdemir Hocam geldi aklıma.. Nasıl eleştirmensin sen, öve öve bitiremezsin, derdi. Ama beğenmediğim oyunu vakit ayırıp yazmıyorum ki… Beğendiğim oyunu yazıyorum.

Ama hocam öyle dedi yazıyım ben de… Çok kişili bir oyunda oyun kişileri duygularını ve düşüncelerini diğer oyun kişileri ile paylaşırken seyirciler koltuklarında yorumlar, empati kurar, uzaktan bakar-yakından bakar kendi karakterine göre oyunla bağlantı kurar. Tek kişilik oyunlarda ise seyirci bazen oyuncunun rol arkadaşı olabiliyor Cahide’deki gibi…”Bravo Cahide…” “Böyle yapmamalısın Cahide…” “Çok üzüldük Cahide…” “Kendini topla Cahide…” gibi oyunda etkin olmak isteyen yönelmeleri ile oyunu izleyebilir. Cahide yaşamındaki önemli noktaları anlatır, duygularını art arda yaşarken seyirci de hem onu tanımaya çalışır, hem de art arda yaşanan bu duyguları kendi duyguları ile takip eder.

Tabii oyuncuyu ve izleyiciyi manen yoran bu sürecin de bir ölçüsü olduğunu düşünüyorum. İzleyicinin daha herşeyi ayrıntısı ile algılamaktan vazgeçmediği bir anda güçlü bir final iyi olur diye düşünüyorum. Ancak Cahide ve kızı Ender’in babalarının vasiyetinden yararlanamamaları, Cahide’nin son aşkı Cahit Irgat ile olan birlikteliği, Cahide’nin aklından, yaşamındaki insanların yerli yersiz geçmeye başlaması oyunun final beklentisinin düz bir çizgiye dönüşmesine neden oluyor.

Burada şunu isterim ki daha henüz onbeş oyun oynanmış bu oyunda eleştirdiğim noktanın haklı mı haksız mı olduğunu bilmek, haklı isem bu değişikliği sahnede görebilmek… Ama öyle olmuyor. O zaman bir öneri getireyim. Oyunu sahiplenen kişilerin, oyunu sahneye hazırlama telaşı bittikten bir kaç temsil sonra dinlenmiş bir zihinle ve de izleyicilerle birlikte izlemesi… Mutlaka bunun getirileri olacaktır. Ama şimdi ama ilerdeki oyunlar için…

Yazan bazı kişiler eserleri bitip yazma heyecanı hafifledikten sonra yazdıklarını objektif gözle bir kez daha okurlar… Bence bu doğrudur. Hele ortak bir çalışma içindeysek daha da doğrudur.

Umarım öve öve bitiremedi sözünden biraz uzaklaşmışızdır. O zaman tekrar yaklaşalım. Güzel bir oyun izledik. Cahide’yi çocukluğu , tiyatro aşkı, sinema sevgisi, yönetmenliği, yapımcılığı, kendisine ve çevresine bakış açısı ile sahneye taşımayı başaranlara teşekkür ediyoruz. Cahide Sonku’ya tiyatro ve sinemaya emekleri için saygı dolu şükranlar…

Oyun sırasında not aldığım bazı cümleleri sizlerle paylaşmak isterim:

Babasının evden gitmesi ile üzüntüsü bitmeyen gözyaşları dinmeyen annesine Cahide şu sözleri söyler: İnsan daha ne kadar terk edilebilir ki…

Cahide- İnsanoğlu tuhaf bir varlıktır…Halk hem kendi efsanesini yaratır sonra da söylediği sözlerle yarattığını yaralar.

Cahide-Filmlerde aşk ve kahramanlık hikayeleri çok tutardı. Lakin hikaye döner dolaşır erkek tarafında şekillenir, erkek çevresinde geliştirdi. Kadınlar, erkeklerin yazdığı oyunlarda figürana dönüştürdü. Ama ben filmlerimde de özel yaşamımda da hep başroldeydim.

 

 

 

İlgili mesajlar
Tiyatro Dergi Yazıları

TURGUT ÖZAKMAN’I ANIYORUZ

9 Dakika okumak
TURGUT ÖZAKMAN’I ANIYORUZ Deniz Üstüngel Süer Sevgili dayım ve mesleğimde ustam: Turgut Özakman Turgut Özakman’ın en önemli özelliğini⁹n insanlara, yaşama bakışındaki ciddiyet…
Tiyatro Dergi Yazıları

USTA SANATÇI JALE BİRSEL GENÇLERLE

7 Dakika okumak
DEĞERLİ OYUNCU JALE BİRSEL GENÇ TİYATROSEVERLERLE BAŞBAŞA 19.Agustos.2019 Deniz Üstüngel Süer Doksanikinci yaş pastasının mumlarını üflemiş, önündeki yıllar için planlar yapan usta…
Tiyatro Dergi Yazıları

KAŞIKÇILAR

7 Dakika okumak
  KAŞIKÇILAR “ÜRETEN İNSANIN HUZURU, ÜRETMEYEN İNSANIN AÇ GÖZLÜLÜĞÜ: Deniz Üstüngel Süer “Hem güldürüyor hem düşündürüyor…” dedi izleyicilerden bir hanım, ikinci perdeyi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

4 × one =